• Merhaba ziyaretçi, Topluluğumuza Hoş Geldiniz.

    Topluluğumuza Üye Olarak Ayrıcalıklarımızdan Yararlanabilirsiniz. Sitemizde hiç bir şekilde yasa dışı bahis oynatılmadığını bilerek hareket ediniz. İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan vipideal.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. vipideal.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler BURADAN iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde vipideal.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır. vipideal.com sitesinde yer alan yorum ve tahminler haber ve bilgi amaçlıdır. Üyelerin yazdığı yorum, tahmin ve bilgiler vipideal.com ’un görüşünü yansıtmaz. 7258 sayılı yasa gereği bahis oynatmak suçtur. vipideal.com hiçbir şekilde illegal bahis oynatmaz ve aracılık etmez.

    Üye Ol yada Giriş Yap

deneme bonusu

Türkiye A Milli Futbol Takımı Nasıl Bir Formülle Yeniden Toparlanabilir?

sseyhan

GalataSaray
Katılım
28 Eyl 2017
Mesajlar
548
Tepki puanı
21
Puanları
18
Uzunca bir süredir A Milli Futbol Takımımız tabir-i caizse yerlerde sürünüyor. Gerek futbolla ilgili konular, gerek saha dışındaki bitmek bilmeyen mevzular yüzünden insanlar artık normal sezona verilen milli takım aralarından nefret eder hale geldiler.


süreklilik


ne kulüp bazında ne de milli takımlar düzeyinde hiçbir zaman uygulandığını görmediğimiz bir olgu. ne belli bir sistemimiz, ne de etrafı genç ve yeni oyuncularla doldurulabilecek kemikleşmiş bir oyuncu grubumuz var. peş peşe 3 maça farklı sistemlerle ve farklı oyuncu grupları ile çıkabiliriz. bunu kimse yadırgamayacağı gibi, olumsuz sonuç alınan bir maçtan sonra çareyi hemen sistemi veya mevkilere göre oyuncuları değiştirmekte görecek olan izleyici/yorumcuların sayısı azımsanmayacak düzeyde olur. istikrar, süreklilik gibi kavramlar bu topraklarda sıkıcıdır ve asla başarının anahtarı değildir. çünkü başarı hemen gelmelidir. 4-3-3'ten 4-2-3-1'e döndüysek o maçı 4-0 kazanmamız gerekir. kazanamadıysak bir sonraki maça 3-5-2 ile çıkmamamız için hiçbir neden yoktur.

haliyle sistemi, kimliği ve belirli karakteristik özellikleri oluşma aşamasına bile geçemeyen, daima yeniliklerden beslenmek isteyen ama bunu da yıllardır bir türlü başaramadığı halde inadını sürdürmeye devam eden bir yapıda süreklilik oluşturmak imkansızdır. bir kısırdöngü olarak, süreklilik oluşmadıkça da bu saydıklarım asla oluşmayacaktır.


Uyum

farklı açılardan ele alabiliriz.

1- sağlanamayan sürekliliğin oluşturduğu derin ve devasa istikrarsızlığın sonucu olan uyumsuzluk.
2- bireysel hesapları ve anlaşmazlıkları bitmek bilmeyen ve aynı amacı taşımayan oyuncu grubunun uyumsuzluğu.

belli kimliği oluşmamış bir takımda bir araya gelen oyuncuların müthiş bir uyum içinde olmalarını beklemek biraz hayalcilik. türk milli takımı ne oynar, nasıl oynar, neleri iyi yapar ya da neleri beceremez, zaafları ve güçlü yönleri nedir sorularının cevabı yok. başarılı olan takımlarda bu soruların cevapları vardır. belli bir sistemleri ve ekolleri vardır. güçlü yanlarını bilir, darbeyi oradan vururlar. ama zaaflarını da bilirler ve ona göre önlemleri vardır. bu, belli bir uyum sonucu oluşturulabilecek bir şeydir. istikrarla, sistemle, çalışma metotları ve etütlerle yapılabilir. bunlar olmadığı müddetçe ancak kaostan beslenir ve günlük başarılar elde ederek, bu kaotikliğin bir sonraki maç ya da turnuvada da işine yaramasını beklersin sadece.

oyuncu grubunun uyumsuzluğu ise yıllardır bilinen şeyler. kulüp bazında bile ''grupçuluk'' diye bir tabirimiz var bizim. elbette herkes farklı ve herkesin aynı derecede birbirini sevip anlaşması imkansız. zaten kimse böyle bir şey de beklemiyor ancak bizdeki ''grupçuluk'', daima benim grubumdakiler iyi olsun, oynasın, sevmediğim gruptakiler olmasa da olur temelinde işliyor. ben anlaşamıyorsam, onun takıma ne vereceği umrumda değil çünkü benim huzurum takımın başarısından daha önemli şeklinde bir düşünce var. uyumsuzluk, bunun çok doğal bir sonucu. yılda sadece 4-5 kez, toplasan 450 dakikalık bir maç için bir araya gelen oyuncular arasında uyum oluşturmak zaten bir hayli zorken, bir de bu tür etmenlerin desteklediği olumsuzluklar ile başarının 4 ayağından biri olan ''uyum'' pek sağlanamıyor


Güçlü milli mantalite

açıkcası çok sıkıntılı olduğumuz bir kriter olduğunu düşünmüyorum. oyuncularımızda gerekli milli motivasyon her zaman yeteri kadar vardır. ancak yukarıda da saydığım ve hepimizin bildiği kimi olumsuzluklar, bu mantalitenin kendisine ister istemez zarar veriyordur. birlik olmakta, hedefe kilitlenmekte, başarısızlık karşısında dirayet göstermek ve bu başarısızlığı herkese pay edip yükü hafifletmekte, başarılı olunca bunu geride bırakıp bir sonraki başarıya odaklanmakta bazı sıkıntılarımız olduğu da bir gerçek. en azından son yıllarda bu böyle. bunların sebepleri çeşitli ve herkesin kendince bir fikri ve yorumu var. sebepler mutlaka önemli ama bazen sebep zannettiğimiz şeylerin sonuç olduğunu görüyoruz.

milli takım düzeyinde aylarca süren prim tartışmaları bile konunun ne kadar dağıldığının, sebeplerden ne kadar çok uzaklaştığımızın bir göstergesi. şahsi olarak milli takımlar düzeyinde prim olayına tamamen karşıyım zaten. şovenizm fırtınası estiriyormuş gibi durmak istemiyorum ama, ülkeyi milli forma ile temsil düzeyine ulaşmak zaten yeterince iyi bir motivasyon. elbette iyi bir başarı karşılığında oyunculara prim verilmesi ve takdir edilmesini normal karşılarım. ama basit bir maçtan sonra bile, üstelik çok büyük meblağların prim diye dağıtılmasını doğru bulmuyorum. normalleşmiş bazı yanlışların başka yanlışlar doğruması beklenebilir bir şey elbette. çözüm, o yanlışları ortadan kaldırmak ve tartışmaların da önüne geçmektir. prim tartışması gibi tartışmalar, en azından milli takımlar düzeyinde gündeme dahi gelmemesi gereken absürd tartışma konuları.

bunların dışında, yanlışları ve doğruları ile, ben de birçok yönden eleştirsem de, milli takım hepimizin ortak paydası. elbette küskünler, eleştirenler, beğenmeyenler olacaktır. ama futbolcular başta olmak üzere bu ortak değere sahip çıkabilirsek, güçlü bir mantalite etrafında da birleşmiş oluruz
 

Federiko

GalataSaray
Katılım
22 Tem 2017
Mesajlar
3,434
Tepki puanı
121
Puanları
63
Konum
İstanbul
Türkiyeyi neden bu kadar büyütüylar anlamıyorum balığına bi dünya 3. sü olduk millet her sene bunu bekliyor galiba türklerin futbolcu olmasındaki amaç para kazanmaktır gavurlar 2 yaşında topa aşık oluyo çocuklar
 

sseyhan

GalataSaray
Katılım
28 Eyl 2017
Mesajlar
548
Tepki puanı
21
Puanları
18
Türkiyeyi neden bu kadar büyütüylar anlamıyorum balığına bi dünya 3. sü olduk millet her sene bunu bekliyor galiba türklerin futbolcu olmasındaki amaç para kazanmaktır gavurlar 2 yaşında topa aşık oluyo çocuklar
Yorumuna katılıyorum Renktaş. parayı bulunca, bulana kadarki disiplininden eser kalmayan ve şansa bağlı başarılı bir sezonun ardından kendini bitiren futbolcular mevcut.kerpiç ev yapar gibi kerpiçle gökdelen yapmaya çalışmamızdan mütevellit temelsiz bir futbolcu yapısına büründük.Temelimiz kerpiç ama futbolumuzun en üst seviyesine o kadar manasız paralar harcıyoruz ki o temel onu taşıyamıyor en üst katımız sürekli yıkılıyor ve biz inatla temeli değiştirmek yerine yıkılan en üst katı yine aynı kerpiç temelin üstüne yapmaya çalışıyoruz.

türk futbol sistemi altyapısıyla, teknik direktör ve antrenörleriyle yeni baştan kurulmalı. gerekiyorsa cumhuriyetin ilk yıllarında devletin gelecek vaadeden gençleri bursla eğitim için yurt dışına yollaması gibi futbol federasyonu da gelecek vaadeden kişileri gerekli kalifikasyona ulaşabilmeleri için yurtdışına bursla yollamalı ve gerekli kalifikasyona ulaşmalarıyla gerekli altyapı yatırımları ile türk futbolunun temeli, altyapısı baştan kurulmalı.

ama nerde? bizim futbolumuzu yöneten mallar ise temeli yeniden inşa etmek yerine gidip binaya dış cephe giydirmeye çalışıyorlar. yanlış teşhislerle yabancı sınırı gibi alakası olmayan şeylerin peşinde koşarak.
 

Federiko

GalataSaray
Katılım
22 Tem 2017
Mesajlar
3,434
Tepki puanı
121
Puanları
63
Konum
İstanbul
Yok kardeşim türkiyeden bişe olmaz anca denk gelecek defansta ogün alpay orta sahada sergen kanatlarda hakan ünsal gibi futbolcular belki olur ama yetişmiyor işte eskiden türkiyenin forveti hakan şükür aykut tanju rıdvan ertuğrul hami ilhan biri çıkar biri girerdi şimdi cenk tosun keyfi gelecekte oynayacak diye bekliyoz 2. forvet yok
 

Konuyu Görüntüleyenler: (Kullancı: 1, Ziyaretçi: 2)

Forum İstatistikleri

Konular
68,001
Mesajlar
452,059
Kullanıcılar
24,102
Son Üye
Sevcan099
Üst