• Merhaba ziyaretçi, Topluluğumuza Hoş Geldiniz.

    Topluluğumuza Üye Olarak Ayrıcalıklarımızdan Yararlanabilirsiniz. Sitemizde hiç bir şekilde yasa dışı bahis oynatılmadığını bilerek hareket ediniz. İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan vipideal.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. vipideal.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler BURADAN iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde vipideal.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır. vipideal.com sitesinde yer alan yorum ve tahminler haber ve bilgi amaçlıdır. Üyelerin yazdığı yorum, tahmin ve bilgiler vipideal.com ’un görüşünü yansıtmaz. 7258 sayılı yasa gereği bahis oynatmak suçtur. vipideal.com hiçbir şekilde illegal bahis oynatmaz ve aracılık etmez.

    Üye Ol yada Giriş Yap

deneme bonusu

Hergün Yeni Bir Bilgi

sseyhan

GalataSaray
Katılım
28 Eyl 2017
Mesajlar
548
Tepki puanı
21
Puanları
18


Efsanevi Lider Mahatma Gandhi'nin bütün serveti, 7$ değerindeki eşyalarıymış.

Zamanında yaklaşık 2 milyar insana liderlik etmiş bir insandan bahsediyoruz.
 

sseyhan

GalataSaray
Katılım
28 Eyl 2017
Mesajlar
548
Tepki puanı
21
Puanları
18







Kıyıda köşede birşeyler satan insanları görürseniz, marketleri bırakın lütfen onlardan alışveriş yapın...
 

sseyhan

GalataSaray
Katılım
28 Eyl 2017
Mesajlar
548
Tepki puanı
21
Puanları
18



Sigara bildiğimiz gibi sağlığa son derece zararlı ama bazı kişiler tarafından bir türlü vazgeçilemeyen bağımlılık yapan bir madde.

Tarihçesine baktığımızda çok eski zamanlara dayanır ama kimlerin bulduğu üzerine kesin bir bilgi yoktur sadece m.ö 18. yy’da

Amerika kıtasına, İspanyoların getirdiği sanılmaktadır.

İlk çıkış amacının sindirim sorunu çekenlerin sorunlarını gidermek için çıktığı daha sonra yüksek bağımlılık yaptığı ve çok

zaralı olduğu anlaşılıp bu yöntemden vazgeçildiği konusunda net olmayan bilgiler vardır.

Sizin için gidip gördüğüm Biritish American Tobacco ( BTA ) Samsun fabrikasından edindiğim bilgileri aktarmak isterim.

İlk başta bu fabrika tekele bağlı olup 2008 yılında 1.7 milyar dolara özelleştirme sonucu aldıklarını belirttiler.

Dünyada %13’lük sigara dağıtım payına sahip olan bu firmenın tek rakiplerinin %16’lık bir paya sahip olan Filips Morris

olduğunu belirttiler.

Global bir pazara sahip olan BTA’nın Samsun fabrikası geçen sene dünyada 3. bu senede dünyada 5. en çok üretim yapan

fabrikaymış.

Bünyelerinde mühendis, pazarlama, insan kaynakları v.b birçok alandan ekip bulunduran bu firma gerçekten bir ekip çalışması

içerisinde.

Nasıl Üretilir?

İlk olarak çeşitli yerlerden farklı özelliklere sahip her biri 200 kg. olan balyalanmış tütünler fabrikalara geliyormuş.

Bu tütünler yaklaşık %8-10 nemlilik oranında olduğu için ufalanacak seviyedeymiş.

Bu tütünlerin nem oranını arttırmak için ilk başta şok buhar uygulaması yapılarak tütünün gözenekleri açılıp daha sonra yıkanarak yaklaşık % 25’lik bağıl neme ulaştırılıyormuş.

Bu işlemden sonra tütün esneklik kazandığı için 1 milimetre çapında ufak parçalar halinde kıyılıyomuş.

Şok şeklinde sıcaklık uygulanıp tütünün şişerek patlama şeklinde dagılmasından faydalanarak daha çok hacimde tütün elde

ediyorlarmış.

Farklı tütünlerin kimyasal özellikleri belirlenip hangi marka sigara üretmek istiyorlarsa o sigara için hazırlanmış reçeteye bakıp

tütünlerin özelliklerine göre büyük kazanlı makinalarda harmanlıyorlarmış.

Endistürü mühendislerinin ürettikleri sigara filtreleri ve kağıtlarını kullanarak bu tütünleri makinalarla sarmaya

başlıyorlarmış.

Bu makinalar sayesinde dakikada 10.000 adet sigara üretimi yapıyolarmış.

Farklı ülkelerin farklı damak tadları olduğu için üretilen prosesin Ar-ge’sini nasıl yapıyorsunuz diye sorduğumda çok ilginç bir

cevap aldım.

Üretilen prosesi belli bir özel içicilerinin belirlediğini söylediler.

Şaka sandığım bu durum gerçekmiş ve yaklaşık bu içiciler yaklaşık 30 senedir bu firmanın bünyesindelermiş.

Sadece bunlar değil dediler tabi.

Dumanının özelliğine görede kontrol yapıyorlarmış.

Reklam yapma hakları olmadığı için pazara açılmanın yollarını farklı proses üretmeklerde buluyorlarmış.

Örneğim yeni tasarladıkları bir sigaranın filtresinde mentol kapsülü var.

Sigara bu sayede isteğe göre normal yada mentollü bir şekilde içilebiyor.

Sigaranın zararlı yönlerindede gayet esnek olduklarını söylediler.

Bunun için bazı maddeleri kullanmadıklarını,

18 yaş üstüne satılma oranını azaltmak için sürekli bir anket yaptıklarınıda belirttiler.

Sadece müşterilerinin sigara içenler olduğunu, sigara içmeyenlerin kesinlikle hedef kitleleri arasında olmadığınıda söylediler.
 

hakan2755

FORUM ÜYESİ
TC Onaylı
Katılım
26 Ağu 2017
Mesajlar
2,877
Tepki puanı
68
Puanları
48



Sigara bildiğimiz gibi sağlığa son derece zararlı ama bazı kişiler tarafından bir türlü vazgeçilemeyen bağımlılık yapan bir madde.

Tarihçesine baktığımızda çok eski zamanlara dayanır ama kimlerin bulduğu üzerine kesin bir bilgi yoktur sadece m.ö 18. yy’da

Amerika kıtasına, İspanyoların getirdiği sanılmaktadır.

İlk çıkış amacının sindirim sorunu çekenlerin sorunlarını gidermek için çıktığı daha sonra yüksek bağımlılık yaptığı ve çok

zaralı olduğu anlaşılıp bu yöntemden vazgeçildiği konusunda net olmayan bilgiler vardır.

Sizin için gidip gördüğüm Biritish American Tobacco ( BTA ) Samsun fabrikasından edindiğim bilgileri aktarmak isterim.

İlk başta bu fabrika tekele bağlı olup 2008 yılında 1.7 milyar dolara özelleştirme sonucu aldıklarını belirttiler.

Dünyada %13’lük sigara dağıtım payına sahip olan bu firmenın tek rakiplerinin %16’lık bir paya sahip olan Filips Morris

olduğunu belirttiler.

Global bir pazara sahip olan BTA’nın Samsun fabrikası geçen sene dünyada 3. bu senede dünyada 5. en çok üretim yapan

fabrikaymış.

Bünyelerinde mühendis, pazarlama, insan kaynakları v.b birçok alandan ekip bulunduran bu firma gerçekten bir ekip çalışması

içerisinde.

Nasıl Üretilir?

İlk olarak çeşitli yerlerden farklı özelliklere sahip her biri 200 kg. olan balyalanmış tütünler fabrikalara geliyormuş.

Bu tütünler yaklaşık %8-10 nemlilik oranında olduğu için ufalanacak seviyedeymiş.

Bu tütünlerin nem oranını arttırmak için ilk başta şok buhar uygulaması yapılarak tütünün gözenekleri açılıp daha sonra yıkanarak yaklaşık % 25’lik bağıl neme ulaştırılıyormuş.

Bu işlemden sonra tütün esneklik kazandığı için 1 milimetre çapında ufak parçalar halinde kıyılıyomuş.

Şok şeklinde sıcaklık uygulanıp tütünün şişerek patlama şeklinde dagılmasından faydalanarak daha çok hacimde tütün elde

ediyorlarmış.

Farklı tütünlerin kimyasal özellikleri belirlenip hangi marka sigara üretmek istiyorlarsa o sigara için hazırlanmış reçeteye bakıp

tütünlerin özelliklerine göre büyük kazanlı makinalarda harmanlıyorlarmış.

Endistürü mühendislerinin ürettikleri sigara filtreleri ve kağıtlarını kullanarak bu tütünleri makinalarla sarmaya

başlıyorlarmış.

Bu makinalar sayesinde dakikada 10.000 adet sigara üretimi yapıyolarmış.

Farklı ülkelerin farklı damak tadları olduğu için üretilen prosesin Ar-ge’sini nasıl yapıyorsunuz diye sorduğumda çok ilginç bir

cevap aldım.

Üretilen prosesi belli bir özel içicilerinin belirlediğini söylediler.

Şaka sandığım bu durum gerçekmiş ve yaklaşık bu içiciler yaklaşık 30 senedir bu firmanın bünyesindelermiş.

Sadece bunlar değil dediler tabi.

Dumanının özelliğine görede kontrol yapıyorlarmış.

Reklam yapma hakları olmadığı için pazara açılmanın yollarını farklı proses üretmeklerde buluyorlarmış.

Örneğim yeni tasarladıkları bir sigaranın filtresinde mentol kapsülü var.

Sigara bu sayede isteğe göre normal yada mentollü bir şekilde içilebiyor.

Sigaranın zararlı yönlerindede gayet esnek olduklarını söylediler.

Bunun için bazı maddeleri kullanmadıklarını,

18 yaş üstüne satılma oranını azaltmak için sürekli bir anket yaptıklarınıda belirttiler.

Sadece müşterilerinin sigara içenler olduğunu, sigara içmeyenlerin kesinlikle hedef kitleleri arasında olmadığınıda söylediler.
45 dkkada bir yakıyorum :/
 

sseyhan

GalataSaray
Katılım
28 Eyl 2017
Mesajlar
548
Tepki puanı
21
Puanları
18
ŞAMAR OĞLANI DEYİMİ NERDEN GELİYOR?


Şamar oğlanı; herkesin azarladığı ve hıncını aldığı, sürekli suçlu bulunan ve tüm bunlar karşısında ‘gıkının çıkmadığı’ kimse anlamında kullandığımız bir deyim. Bir nevi ‘günah keçisi’ anlamına da gelen şamar oğlanı deyimin nerden geldiğini biliyor musunuz? Öğrenince çok şaşıracaksınız…

‘Şamar oğlanı’nın ilginç bir hikayesi var.

16. ve 17. yüzyıllarda feodal düzenin hakimiyeti sonucu, üst sınıf ve alt tabaka arasındaki uçurum iyice açılmıştı. Öyle ki soylu kesim, kendisini halktan çok üstün görüyor ve onlarla herhangi bir yakın temas kurmaktan kaçınıyordu.

Dolayısıyla saray mensubu ve asilzade çocuklarının halkın arasına karışıp, onlarla aynı dersliklerde eğitim almaları düşünülemezdi. Doğal olarak en iyi hoca ve alimler, saray, şato ve konaklara bu çocukların ayağına getiriliyordu.

Ancak o dönem eğitim sırasında dayak ve cezalandırma çok yaygındı ve tabi ki bu yöntemin soylu çocuklar üzerinde kullanılması mümkün değildi.

“BİRİ SUÇ İŞLİYOR, DİĞERİ DAYAK YİYOR”

İşte buna çözüm olarak alt tabakadan olan bir çocuk, ders sırasında bu dayağı yemek için hazır bulunuyordu. Asilzade çocuğunun işlediği her hatada şamar ve sopayı bu çocuk yiyordu.

Diğer bir ayrıntı da, derse katılan bu halk çocuğunun birşeyler öğrenmemesi için sağır kimseler arasından seçilmesi ya da bilhassa bu iş için sağır edilmesiydi. Şamar Oğlanının İngilizcesi “Whipping boy” dur.
 

sseyhan

GalataSaray
Katılım
28 Eyl 2017
Mesajlar
548
Tepki puanı
21
Puanları
18
5 duyu organı hakkında daha önce duymadığınız ilginç bilgiler


Gözleriniz aracılığıyla beyine gönderilen veriler, hayat boyunca edindiğiniz tüm bilgilerin %85’ine tekabül eder.

Gözleriniz mavi ise, dünyadaki bütün mavi gözlülerle akrabasınız demektir.

Mavi gözlü ilk insanın 6000-10000 yıl önce ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Bundan önce herkes kahverengi gözlüydü.

O yüzden kahverengi gözlüyseniz, eski topraksınız demek oluyor:)


Dakikada ortalama 17 kere göz kırparız.


Yaşlanan her insan, “okuma gözlüğünü” kullanmak zorunda kalacak:) Yaş aldıkça gözler, odaklanma kabiliyetini yitirir.

İnsan gözüne en yakın gözlerden biri köpekbalığı gözüdür.


80 desibelin üzerindeki sesler insan kulağına zarar verirken,

120 desibelin üzeri sesler kulak içindeki sinirleri kalıcı olarak tahrip edebilir.

Örneğin, bir rock konserinde 15 dakika boyunca hoparlörlerin önünde durmak, işitme kaybına sebep olabilir.


Kulaklarınızın sadece “duyma” ile ilgili olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

İç kulak bölümü aynı zamanda vücudumuzun DENGE sisteminin bir parçasıdır.

Dolayısıyla baş dönmesinin en sık rastlanan sebepleri, kulakla ilgili rahatsızlıklardır.

Anne karnındaki bir bebekte ilk olarak tat ve koku alma duyusu, sonra işitme duyusu,

ardından dokunma duyusu ve en son görme duyusu gelişir.


Vücudumuzda dokunma duyumuzun en fazla olduğu bölgeler, parmak uçlarımız ve dudaklarımızdır.


Dokunma, beyinde endorfin (vücuttaki doğal ağrı kesiciler) salınımını tetikler.

Bir yerimiz ağrıdığında, o noktaya dokunma veya masaj yapma ihtiyacı hissetmemiz bu yüzdendir.


Tükürük tarafından parçalanmayan hiçbir yiyeceğin tadını alamazsınız.

Tükürük, yiyeyecek içinde bulunan kimyasalları çözer ve dil üzerinde bulunan alıcılara ulaşmasını sağlar.

Bunu küçük bir deney yaparak test edebilirsiniz.

Dilinizi temiz bir kağıt mendille kurulayın ve örneğin bisküvi gibi kuru bir yiyeceği dilinize değdirin.

Şekerin tadını ne kadar algılayabiliyorsunuz?



“Tat” ile “Koku” alma duyusu birbirinden ayrılmaz bir ikili gibidir.

Hatta tat olarak algıladığımız şeylerin yüzde 80’i aslında kokudur!

Burnunuzu kapatarak yemek yemeye çalışın.

Ne kadar düzgün tat alabiliyorsunuz?


Koku alma duyusu, beynimizin duygu, hafıza ve yaratıcılığı etkileyen kısmında yer alır.


“Koku”, canı en kolay sıkılan duyudur! Bir fırına ya da çiçekçiye ilk girdiğinizde,

zengin aromanın kokusunu hemen farkeder; fakat çok çabuk alışırsınız.
 

sseyhan

GalataSaray
Katılım
28 Eyl 2017
Mesajlar
548
Tepki puanı
21
Puanları
18
ŞEKER KULLANMAYI BIRAKIRSANIZ NELER OLUR?


Aşağıdaki makalede aşırı şekeri bırakmanın olumlu sağlık etkileri tartışılmaktadır.

Daha fazlası için okumaya devam edin.

Biliyor Muydunuz?

Bir kutu normal kolada 39 gram şeker bulunmaktadır, bu da 9 çay kaşığı şekere eş değerdir.

Beslenmenize aşırı şeker eklenmesi hiç bir zaman iyi bir alışkanlık değildir.

Şeker ve beyaz rafine ürünler sağlığınıza birden fazla yolla zarar verebilirler.

Yani aşırı şekeri bıraktığınızda, hayatınızda hem fiziksel hem de zihinsel olarak olumlu bir çok değişiklik yaşayacağınıza eminiz.

Aşağıda hayatınızdan şekeri çıkarttığınız zaman yaşayabileceğiniz bazı değişiklikleri listeledik.

-Cildinizi Canlandırır:

Şeker cilt için zehir gibidir.

Aşırı şeker yüklü yiyecekleri yemeye başladığınızda, cildinizin sağlıksız beslenmenin etkileri ile karşı karşıya kalır.

Şeker ayrıca akne gibi cilt sorunlarının ağırlaşmasının arkasındaki ana suçludur.

Yani şekeri bıraktığınız zaman fark edeceğiniz ilk değişiklik daha canlı daha güzel bir cilt olacaktır.

-Daha İyi Kilo Kontrolü Sağlar:

Hepimizin bildiği gibi, diyetinize eklediğiniz fazla miktarda şeker genellikle aşırı kilo ile sonuçlanan ekstra kalori tüketimi

demektir.

Yani ekstra şeker tüketimini bıraktığınız zaman fazla kilolarınızı vermek ve sağlıklı bir yaşam sürdürmek çok daha kolay

olacaktır.

-Enerji Çöküşlerini Durdurur:

Şeker bir enerji kaynağı olmasına rağmen, bu aşırı şeker alımının enerji düzeylerini arttıracağı anlamına gelmez.

Şekerli bir madde yedikten sonra şeker seviyeniz birden artar daha sonra ise bu ani bir düşüşe neden olur,

bu da sizi aşırı yorgun bir hale sokar.

Gün boyu oluşan enerji yükseliş ve düşüşlerinden kurtulmanın yolu şeker tüketimini bırakmaktır.

Gün boyunca yeterli enerji düzeylerini korumak şeker alımınızı en aza indirerek çok daha kolay bir hale gelir.

-Ruh Halindeki Değişimleri Kontrol Eder:

Çok fazla şeker beynin kimyasını değiştirme eğilimindedir ve ruh halinin düzenlenmesine yardımcı olan nörotransmitterlerde

(serotonin, dopamin) bir dengesizliğe neden olur.

Şeker tüketimini bıraktığınız zaman ruh halinizdeki bu ani değişimler ortadan kalkacaktır.

Alınan şeker miktarının azalması ile gün boyu istikrarlı bir ruh halinde, daha iyi stres kontrolü ve davranışlar sergileyeceksiniz.

-Bağırsak Hareketlerini Düzeltir:

Çok fazla şeker bağırsakların sağlığını olumsuz etkileyebilir ve bağırsak fonksiyonunu bozabilir.

Çok fazla şeker tüketmek gıdaların bağırsaktan geçiş süresini kısaltır yani gıdalar bağırsaktan çok hızlı geçerler bu da ishale

neden olur.

Yani şekeri bırakmak bağırsak hareketlerinin düzelmesini sağlayacaktır.

-Tatlı Krizlerini Sona Erdirir:

Şeker son derece bağımlılık yaratır ne kadar çok şeker tüketirseniz, o kadar çok şeker istersiniz.

Tatlı krizlerini sona erdirmenin yolu aksine tatlı yemeyi bırakmaktır.

Yani diyetinizdeki şeker ve yapay tatlandırıcıları ortadan kaldırırsanız, şeker isteği otomatik olarak kaybolacaktır.

Meyvelerdeki doğal şekerin tadı ise, yapay şekerleri kullanmayı bıraktığınızda size daha tatlı gelmeye başlayacaktır.

-Bağışıklık Sistemini Güçlendirir:

Bağırsaktaki yararlı bakteriler bağışıklık sisteminin korunmasında önemli bir rol oynar.

Bununla birlikte, aşırı şeker tüketimi bağırsakta kötü bakterilerin ve farklı mantar türlerinin çoğalmasına neden olur ve sağlığı

kötü etkiler.

Ancak şeker tüketimini bıraktığınız zaman sağlıklı bağırsak florasının artmasını sağlarsınız bu da bağışıklık sistemi üzerinde

olumlu etkiler yapmaktadır.

-Daha İyi Ağrı Kontrolü Sağlar:

Yüksek şekerli gıdalar özellikle artrit gibi iltihabi koşullardan muzdarip kişilerde,

ağrı ile başa çıkmayı zorlaştıran iltihabı tetiklemeleri ile bilinmektedir.

Bu nedenle şeker tüketimini bırakmak ağrı ve iltihabı etkili bir şekilde yönetmeye yardımcı olmaktadır.

Şeker Çekilme Belirtileri:

Şekeri bıraktıktan sonra sizi neler bekliyor?

Şeker tüketiminin kesilmesi baş edilmesi zor bazı yoksunluk belirtilerine neden olabilir.

Bildiğimiz kadarıyla yoksunluk belirtilerinin süresi söz konusu olduğunda,

bu ne kadar süredir aşırı şeker tükettiğinize bağlı olarak değişecektir.

Genellikle aşağıda verilen belirtiler ilk bir hafta yoğun olarak yaşanabilir iken, bir aydan uzun sürmezler.

-Öfke, depresyon ve anksiyete gibi olumsuz duygular

-Sinirlilik

-Şeker isteği

-Kas ağrıları

-Uykusuzluk

-İştahta dalgalanmalar

-Baş ağrısı

-Yorgunluk

-Baş dönmesi

Doğal gıdaların içinde de bulunduğundan şekeri tamamen bırakmak olası değildir.

Sizin yapmanız gereken en önemli şey pastalar, börekler, çörekler, çikolata kekler gibi çeşitli tatlılara büyük miktarlarda ilave

edilen beyaz rafine şekerin alımını sınırlandırmaya dikkat etmektir.

Ayrıca bol miktarda şeker içeren gazlı içeceklerin tüketimine de dikkat etmeniz gerekmektedir.

Bu şeker yüklü besin maddelerinden kaçınarak şeker alımını en aza indirebilirsiniz böylece daha sağlıklı,

daha mutlu bir yaşam sürdürebilirsiniz.
 

sseyhan

GalataSaray
Katılım
28 Eyl 2017
Mesajlar
548
Tepki puanı
21
Puanları
18
DOKUNMATİK CEP TELEFONLARININ 3 ÖNEMLİ ARIZASI NEDİR VE NASIL GİDERİLİR ?


Günümüzde teknoloji ilerledikçe her geçen gün hayatımıza yeni yeni cep telefonları girmektedir.

Dokunmatik telefonları kullanım açısından bizlere oldukça kolaylık sağlamasının yanında çıkardığı zorluklar da olmaktadır.

Bu zorluklar genellikle maddi açıdan bizlere büyük masraflar çıkarmaktadır.

Dokunmatik cep telefonlarında bir çok arıza olmaktadır ama bu arızaların içinde bizler için en önemlisi genellikle 3 tanesidir.

Bu arızalar şunlardır.


– Cep Telefonunun Suya Düşürülmesi Durumu;

Cep telefonu suya düştüğü zaman hemen telefonu sudan çıkartarak kapatın, bataryasını gövdeden ayırın ve kağıt havlu ile kurutun.

Kesinlikle saç kurutma makinası gibi aletler ile kurutmayı denemeyin.

Çünki bu aletler mekanik parçalara zarar verir.

Telefonun dış yüzeyini kuruladıktan sonra ayrılabilen parçaları ayırın ve kulak pamuğu ile dikkatli şekilde temizleyin.

Temizledikten sonra telefonumuzu ufak bir poşete koyarak pirinç ile dolu bir kabın içine hava almayacak şekilde koyun.

24-48 saat sonra telefonu çıkartarak şarja koyun.

Bu adımları uygularsanız büyük ihtimalle telefonunuz artık çalışacaktır.


– Cep Telefonunuzun Batarya Arızası Durumu;

Dokunmatik cep telefonu bataryalarının ömrü şarj edilme şekline bağlı olarak yaklaşık 1 yıldır.

Telefonunuzun bataryası şişmiş ise veya içinden bir sıvı akmış ise çok tehlikeli bir durumdur.

Bunlar genellikle yan sanayi pillerde olur.

Bu durumlarda yapmanı gereken tek şey o pilin değişmesidir.

Cep telefonu bataryası 1-2 günün altın düşmüş ise değiştirilmesi gerekir.


– Cep Telefonunuzun Dokunmatiğinin Bozulması Durumu;

Telefonunuzun dokunmatiği bozulduysa ilk tercih olarak telefonunuz garanti kapsamından çıkmadıysa telefonunuzu yetkili

servise götürün.

İkinci tercih olarak dokunmatiği bozulan telefonunuza şu yöntemi uygulayabilirsiniz.

Telefonunuzun tam orta kısmına, iki kenara bakın.

Sağ kenar, ya da sol kenarın ekranın çerçevesi ile birleştiği noktaya bir iğneyi yerleştirip, hafifçe hareket ettirin.

İğnenin dokunmatik ekranı kullanmanızı olanaklı hale getiren camın altına girmesi gerekmektedir.

Bir kaç saniye sonra iğneyi bulunduğu yerden çıkartabilirsiniz.

Telefonun dokunmatiği bozuldu, ya da telefonun dokunmatiği çalışmıyor diyenler; veya dokunmatik ekran çalışmıyor diyen

kişiler, eğer dokunmatik ekran haricindeki fiziksel tuşlar çalışıyorsa bu uygulamayı gerçekleştirmelidirler.

Ve uygulamanın, ilk olarak sağ tarafa, sonucun olumsuz olması durumunda ise sol tarafa uygulanması gerekmektedir.
 

Konuyu Görüntüleyenler: (Kullancı: 1, Ziyaretçi: 1)

Forum İstatistikleri

Konular
67,882
Mesajlar
451,779
Kullanıcılar
24,079
Son Üye
orhankars
Üst